gözyasımın son damlasına kadar savaştım aşk uğruna.. ki karşıydın sen bütün savaşlara.. seviş yanlısıydın sen ve hazırdın, şartları aleyhime olan bütün antlaşmaları imzalamaya..
dilinden düşürmediğin şu ayrılık şarkısını ezberleyemedim diye kızma bana sevgilim sen söylerken ben ağzımı oynatıp söyler gibi yapıyorum her seferinde ki ben bir dinleyişte ezberlemişimdir her zaman içinde...
sen uyurken ben matarama tuzlu gözyaşlarımı doldurup senin de bana aşık olabilme ihtimallerini büyütüp içimde yağmurlu sensizliği pusuya düşürmek için geceye karışıyorum sen uyurken ben her gece ince hesaplar kusursuz...
bir köşede durup ölmeyi bekledi.. daha önce yüzlerce kez duyduğu o iki kelimeyi bir kez olsun duymak için, anlamına hayat, hayatına anlam verenden.. bir köşede ölüp, yaşamayı bekledi..
ben gittiğim her yere seni de götürdüm aklımın nakliyesinde sana tanık olan çok pırıldayan gözlerimde en işlek yerinde beynimin ismin hep ucunda dilimin adını bilmiyor hiç kimse merak etme gizli...
gitmeni anlamak zor gitmeni anlamamı bekleme benden.. hiçbir açıklaması yok beni tatmin edicek acımı hafifleticek seni anlıyorum demek isterdim seni anlamamı bekleme benden hak vermek isterdim sana sonuna kadar katılmak isterdim...
iki vagonu gibiydik bir oyuncak trenin çocuk olması acımı hafifletir bizi ayıran makinistin..
sen bana yalan söyle ey sevgili,ben beyaza boyarım..seviyorum de çok özlüyorum,hiç şüphesiz inanırım..ve yahutaşığım sana de,sensiz yapamıyorum..bensiz yapabileceğini bile bile,bu yalanla ömürboyu,bensiz yapamaz der durur...
Bu bir kılıç balığının öyküsü Yazılmasa da olurdu Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu Uskumrunun arkasından gidiyorduk Sürünün içinde ben de vardım Sırtımda bir zıpkın yarası Mutlu olmasına mutluydum Nedense gitmiyordu...
aslında bu yazdıklarımın aşk katında bi hükmü olmayabilir, bildiğim tek bir şey var ; aşka azmettiren hiç söz dinlemeyen ...
kumdan kaleler yapıyorum kalbimin etrafına, korusun diye beni..ama korkuyorum da aslında, bir dokunuşuyla yıkabilir senin gibi yaramaz bi çocuk..